Aile hekimliği ve bebeğiniz

 

Değerli Meslektaşlarım, Sevgili Anneler

            Uzunca bir beklemeden sonra bebeğinizi kucağınıza almanızın mutluluğu içerisindeyken tatlı bebeğinizin gelişini sizler gibi bekleyen aile hekiminizin sizin ve bebeğinizin sağlığı için neler yapmakta olduğunu öğrenmek ister misiniz?

            Öncelikle sağlıklı bir bebeğin dünyaya gelmesi için sağlıklı bir gebelik geçirilmesi gerektiğini biliyoruz. Bu nedenle gebeliğiniz boyunca en az dört kez aile hekiminize gittiniz ve aslında basit olmakla beraber çok önemli olan tetkik ve takipleriniz yapıldı. Şimdi aynı ilgiyi hatta daha fazlasını bebeğinize göstereceğiz. Ne de olsa koruyucu hekimlik misyonunu üzerine almış aile sağlığı merkezlerinin en önemli hastaları bu şirin bebeklerimiz.

            Doğumun hemen ardından hastanede bebeğimize bir doz Hepatit B aşısı ve  bir doz K vitamini yapıldı. Ayrıca topuğundan birkaç damla kan alınarak bir kağıda damlatıldı, sonrasında bu kandan araştırılacak çok önemli hastalıklar mevcut. Topuk kanının tekrarlanması için bir hafta sonra aile sağlığı merkezlerimize yönlendirildiniz.

            Doğumunuzun birinci haftasında bebeğinizle aile sağlığı merkezimize ilk gelişinizde bir yandan dokuz ay boyunca kendini kimseye göstermeyen bu tatlı bebişi görmenin mutluluğu içerisindeyiz bir yandan da ikinci topuk kanını alıyoruz. Topuk kanından araştırılan hastalıklar hipotiroidi(tiroit bezlerinin az çalışması),fenilketonüri ve biyotinidaz eksiklikleridir. Bu hastalıklar erken dönemde tanı konulduğunda ve tedaviye başladığında çok ciddi sağlık problemlerinin engellenebildiği özenle seçilmiş hastalıklardır. Topuk kanı alındıktan sonra hastalıkla alakalı şüpheli bir durum varsa biz size muhakkak döneceğiz, ayrıca sonuç beklemenize gerek yok.

            İlk ziyaretinizde bebeğimizin genel muayenesini yapıyoruz. Bizim için çok önemli olan emmesinin nasıl olduğunu kontrol ediyoruz. Hemşirelerimiz siz değerli annelerimize uygulamalı emzirme eğitimi veriyorlar. Mümkünse ilk bir ay içinde bebeğimize işitme testi, ilk üç ay içerisinde de kalça ultrasonografisi yaptırılmasını hatırlatıyoruz. Bir sıkıntı olmadığı takdirde bebeğimizin birinci ayında aşıları için randevulaşıyoruz.

            Birinci ay bittiğinde bebeğimize Hepatit B aşısının ikinci dozunu uygulayacağız. Her gelişinizde olduğu gibi bebeğimizi muayene ederek sağlığını değerlendireceğiz. İkinci ayı bittiğinde diğer aşılarının yapılması için görüşmek üzere.

            Bu arada yaptığımız aşılarla ilgili bilgi vermekte fayda var. Temmuz 2013 itibariyle bakanlığımızca tümü ücretsiz olarak toplam 11 hastalığa karşı aşılama yapıyoruz. Bunlar Hepatit B, Tüberküloz(Verem), Difteri, Boğmaca, Tetanoz,  Polio(Çocuk Felci), Pnömokok(Zatürre), Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak, Hepatit A ve Suçiçeği’dir.

            Yukarıda isimleri geçen aşılardan difteri, boğmaca, tetanoz, polio ve menenjit(Hib) aşılarını içeren beşli karma aşıyı ve pnömokok(zatürre) aşısını bebeğimize 2,4,6. Ayların bitiminde yapıyoruz.6.ayından sonra 12.ayının bitimine kadar aşılarına ara veriyoruz ama boy-kilo takiplerine ya da gerekirse ek aşılarına da devam edeceğiz.

            Bir yaşını doldurduğunda bebeğimize yapacağımız KKK ve Suçiçeği aşısı ile milyonlarca bebeği etkileyen, kimisinin hayatına mal olan kimisini sakat bırakan Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak gibi hastalıklardan korumayı hedefliyoruz. Bebeğimizin son aşıları olan, 1.5 ve 2 yaşını bitirdiğinde yaptığımız Hepatit A aşılarıyla ilkokul birinci sınıfa başlayana kadar aşılamaya ara veriyoruz.

            Doğumundan sonraki süreç boyunca bebeğimize 15.gününden itibaren D vitaminini ve 4.ayından sonra da demir damlasını veriyoruz. Böylelikle daha güçlü kemiklere sahip, artmış demir ihtiyacını karşıladığımız sağlıklı bebekler hedefliyoruz.

            Bebeğinizin doğumundan çocukluk çağına kadarki tüm aşılamaları, boy-kilo takipleri, gelişim değerlendirmeleri aile hekiminiz ve hemşireniz tarafından elektronik ortamda kaydedilmekte böylelikle hem takibi daha sağlıklı yapılabilmekte hem de yapılan her hangi bir işlemin unutulması, kaybolması gibi riskler ortadan kaldırılmaktadır.

            İşte tüm bu emekler neticesinde 2008 yılında ortalama her bin bebekten 17’si ne yazık ki bir yaşına gelmeden hayatını kaybederken, aile hekimlerinizin ve hemşirelerinizin de ilgileriyle 2012 yılının sonunda bu oran 11.6’ya (TUİK) düşmüştür.          Sağlıklı annenin sağlıklı bebek, sağlıklı bebeğin sağlıklı bir toplum olduğu gerçeğiyle kalın sağlıcakla.

Aile hekimi  Dr. Furkan BALCI

Yorumlar

Yorum Yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.